Sürprizlere açık olun Moda tasarıması Emel Kurhan’ın Paris tavsiyeleri: Birkaç bitpazarı gezmek, Seine Nehri’ni yürüyerek geçmek, Berthillon dondurmacısında harika sorbeler yemek, Notre Dame’da dilek tutmak... Paris’i anlatmak istememin nedeni, bu şehre duyduğum aşk. Bazen küsüyorum ama hiç değişmeyen bir tarafı olduğu için biliyorum ki ne kadar küsersem küseyim, döndüğümde Paris, yine aynı şekilde beni bekliyor olacak. Ilk kez 14 yaşımda tek başıma gitmiştim Paris’e ve o kadar çok yürümüştüm ki ayaklarım fena halde şişmişti. Biraz romantik davranıyor olabilirim, hatta klişe de gelebilir ama boşu boşuna bu kadar aşk hikayesi yazılmamış bu şehirde. Fransız yaşama sanatı, yeme-içme, şarap, sanat ve tabii ki moda derken, listenin bir numarası Paris oluveriyor işte. Kaosu ne kadar sevsem de Pars’e geri döndüğümde 10 yıl önce bıraktığım gibi bulmak, şehrin ve benim eski alışkanlıklarımın değişmediğini görmek harika bir duygu. Itiraf ediyorum: Romantiğim iştel Paris deyince ilk akla gelenlerden biri yeme ve içme kültürü elbette. Çünkü oraya her gittiğimde, ruhum da karnım da doyuyor. Şehirdeki favori adreslerimin başında Le Bouledogue geliyor. Dördüncü bölgede bulunan Rue Rambuteau’nun en güzel bistrosu adını da sahibinin bulldoglarından alıyor. Buranın en büyük özelliği herkesin köpeğiyle girebilmesi. Istanbul’da köpeğimle gezmenin bazen başıma dert açtığını düşünürsem, bu benim için büyük bir lüks. Mönüdeki her şey çok lezzetli ama son zamanlardaki favorim somon tartar! (20 Rue Rambuteau, Tel: 01 40279090) Ikinci favori adresim 404. En yakın arkadaşım Murat’la her gittiğimizde deli gibi yiyip baygınlık geçirdiğimiz Fas lokantasını herkese tavsiye ederim. Gittiğinizde Marakeş’e yolculuk etmiş kadar oluyorsunuz. Nane çayı, güvercin pastillası ve kuskusu mutlaka deneyin. (69 Rue des Gravilliers, Tel: 01 42 7457 81) Paris’in en sevdiğim mekanlarından La Duree, Marie Antoinettein meşhur pastacısı. En güzel şubesi ise St. Germain’e yakın olan Rue Bonaparte’ta bulunuyor. Size Paris’te olduğunuzu hissettirecek bu eşsiz mekan, portakal çiçekli makaronuyla meşhur. (21 rue Bonaparte, Tel: 01 440764 87) Paris’teki favori yemek mekanlarımdan sonra uğrak noktalarımdan bahsetmek istiyorum. Orneğin Madeleine Kilisesinin karşısındaki Maille. Ufacık bir hardalcı dükkanı ama farklı tatlar arayanların asla unutamayacağı kesin. Sonra L’epicerie du bon marche. Moda ve kozmetik için muhteşem bir yer. Bence dünyadaki en kaliteli süpermarket olan La Grande Epicerie de size neredeyse yeryüzündeki her ürünü sunuyor. Hepsi çok iştah açıcı. Yani içeri girer girmez acıkıyorsunuzl Favorim Pompidou Paris’te yaşamanın en güzel yanı küçük bir köyü andırıyor olması. Kasabın veya ekmek aldığın yer hep aynı. Pazar sabahı mahalle pazarından sonra Rue Montorgueil’de kahve içmek ayrı bir keyif. Şehirden ayrılsanız ve geri dönseniz de zamana dondurduğunuz yerden devam edebilirsiniz Ama Paris’in tek büyüsü bu değil elbette. Arada akşamüstü bir iki arkadaşımla buluşup güzel birer brouilly içebiliriz. Işin güzel tarafı tüm kafelerde güzel şaraplar içmeniz mümkün. Ustelik Paris’te, köşedeki ayyaşla mahallenin zengin kadını aynı kafede buluşabiliyor. Galiba şehrin ufak çaptaki kaosu da buradan geliyor. Paris deyince, akla gelen bir diğer konu da sanat elbette. Bu şehirde her an sanat hakkında sizi biraz daha bilgilendirecek bir sergi bulabilirsiniz. Benim bu konudaki ilk tercihim Centre Pompidou. Centre Pompidou’nun binasının harika olmasının yanı sıra, 10 yıldan fazladır yaşadığım mahallede bulunması büyük kolaylık. Kitapçısı ve kütüphanesi de harika. Pompidou’dan çıktığınız an iki adım ileride Cafe Beaubourg var. Orası geçenleri izlemek için harika bir nokta. Pompidou’nun en tepesinde yer alıyor. Kafe demişken eğer Türkiye’den birileriyle karsılaşmak isterseniz Cafe de Flore’a gidebilirsiniz! Yanınıza mutlaka bir Türk düşecektir. Paris’i keşfetmenin en güzel yolu ise hiç kuşkusuz bolca yürümek. Zaten şehir kendini size bir açık hava müzesi gibi sunuyor. Ama antikacıları ve ikinci el dükkanlarına da uğramayı unutmayın. Birkaç bit pazarını gezmek, Seine Nehri’ni yürüyerek geçmek, gece taksiyle şehirde tur atmak, güneşin doğuşunu karşılamak ve kruvasan yemek, Berthillon dondurmacısına kışın gidip harika sorbeler yemek, Notre Dameda dilek tutmak Paris’teki güzel ve basit alışkanlıklar. Parizyenler bazen çok itici olabilse de siz kendinizi şehre bırakın ve küçük de olsa sürprizlerine açık olun.
Tur şirketleri ile ilgili bilgilendirmeler içeren
www.turu.gen.tr sizlere ücretsiz tatil ve
tur bilgileri sunmaktadır. site kuralları ölüdeniz:
ölüdeniz
Bayram tatil tur fırsatları ,Ucuz otel ve turlar ile ilgili ayrıntılı bilgiler,
tatil rehberleri sitemizde yer almaktadır.
bayrak