turlar-tur şirketleri-oteller

Tur şirketleri ,Akdeniz ,Yurtiçi ,Yurtdışı turlar.

turlar | tur firmaları firmanızı ekleyin | tur şirketi nasıl seçilir ? | Turu ya reklam verin | yasal uyarılar | tur ara | sitene ekle | RSS EKLE

tatil otel ve tur haberlerini bizden takip ediniz.

Ankara rehberi

Ankara hakkında detaylı bilgiler

Kategori  Kategori : Tur haberleri
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 1175
TarihTarih
 Paylaş
: 08 Haziran 2009 07:18

 

 

 

Özel Arama

   Orta Anadolu da, tarihî anıtlar hazinesidir. Bilhassa Hitit, Firik, Selçuk ve Osmanlı eserleriyle doludur. Ege ve Akdeniz anıtlarından ayrı bir karakter taşımaktadır. Orta Anadolunun tam merkezinde (Ankara) bulunmaktadır. Ankara, Türkiye Cumhuriyeti'nin başkentidir. Modern Türkiye'nin canlı timsalidir.

 

   Ankara'nın tarihi prehistorik devirlere kadar çıkmaktadır. Yontma taş devrine ait bir el baltası bulunmuştur. Ayrıca Cilâlı taş ve bronz devri eserleri de bulunmuştur. Orta Anadolu-da ilk medeniyeti kuran Hititler Ankara'ya da hâkim idiler.
   Antik Çağda Ankara : Ankara şehrinin ük kurucuları Hitit-ler'dir. Ankara Hititler zamanında önemli bir şehir idi. Kale, Hititler'in askeri garnizonu idi. Hititler'den sonra Ankara'ya Firikler yerleşmişlerdir. Firikler'e göre Ankara'yı Firikya Kralı (Gordiyos)un oğlu (Midas) kurmuştur. Ankara yöresinde Firikler'e ait pek çok eser çıkmıştır.
 

   Ankara şehrinin pek çok adı vardır. (Aneyra, Anküra, An-gora, Angur, Engürü, diye anılmıştır. Bu adın eski Anadolu kavimlerinden kaldığı da söylenmektedir. Bu adı bunlar Bay-kal gölüne dökülen (Angora) ırmağından almışlardır.Yunanca (Ankyra - Çapa) anlamına gelmektedir. Ankara'ya yerleşen Galatlar, Mısırlüarı yenmişlerdir. Zafer alâmeti olarak ta gemüerinden bir çapayı Ankara kalesine asmışlardı. Bu sebeple bu şehre (Ankıra) adı verilmiştir. Bu çapayı Romalılar da şehrin arması olarak kullanmışlardır.Ankara şehri Hitit, Firiklerden sonra Lidyahların, Kimer-lerin, Perslerin, Büyük İskender'in ve Galatların eline geçmiştir. Nihayet Romalılar ve Bizanslılar bu şehre hâkim olmuşlaı-dı. Daha sonra Araplar, Selçuklular, ilhaniler, Ahiler ve Osmanlıların egemenliğine girmiştir. Bütün Anadoluyu fethe karar veren Büyük tskender, Gordiyum'u aldıktan sonra Ankara'yı da eline geçirdi. Büyük iskender'den sonra Ankara'yı (Galatlar) zaptettiler. Galatlar Anadoluya (M.Ö. 278) tarihinde üç kabile olarak gelmişlerdir. Ankara'da Galatya devletini kurdular. Galatların Türk olduğunu söyleyenler vardır. Galatları, Romalılar yenerek Ankara'ya hâkim oldular. Sonra Roma egemenliği altına girdiler.
 

   Romalılar Devri : Roma İmparatoru (Ogüst) Galatyayı . kendi topraklarına kattı. Ankara bu zamanda imar edildi, Ogüst'ü bu şehre ilgilendiğinden dolayı onun adına bir tapınak yaptırdılar. Ankara en parlak devrini (M.Ö. 25) yılında yaşamıştır. Bu zaman Ankara'ya (Sebast) adını verdüer. Neron zamanında (Metrapol) unvanını verdiler. Batı Roma yıkılınca, Ankara Doğu Romaya, Bizanslüara geçti. Fakat Bizanshlar Ankara'ya hâkim olamadılar. Durmadan Arapların hücumlarına uğradı. Ankara dinî ve ticarî bir yer oldu. Araplar durmadan akınlarda bulunuyorlar, Ankara yöresinde kanlı savaşlar oluyordu. Battal Gazinin babası (Hüseyin Gazi) Romalılarla yaptığı savaşta şehit düştü. Mezarı Hüseyin Gazi dağındadır. Ankara kalesi zaptedüemiyordu. Bundan sonra Battal Gazi babasının intikamını almak için bir çok savaşlarda bulunmuştur.
Milâdi 790 yılında Abbasi Halifesi (Harun Reşid) Ankara'yı zaptetti. Bu zamanda Ankara'lı Rumlar, Bursa'ya göç etmişlerdir.
 

   Selçuk Devri: Anadoluya Türk Oğuzları akma başladılar. Malazgirt zaferinden sonra Türk komutanlarından (Tursun Bey) Ankara'yı aldı. Ankara ve yöresini (Melik Ahmet Da-nişment Gazi) 1073 tarihinde feth etti. Ankara'ya Türk boyları yerleşti.Haçlılar Anadoluya çıkınca Ankara'ya doğru ilerlediler. Ankara şehrinin valisi bulunan (Fetihhan) haçlılarla kanlı mücadelelere girişti. 1101 de Haçlılar Ankara'yı aldılar. Fakat 1127 de Selçuklu Türkleri Ankara'yı tekrar aldılar. Ankara'yı Anadolu Selçuklu Sultanlarından ikinci Kılıç Arslan 1156 da oğlu (Muhittin Mesud)a verdi. Ankara'ya Oğuz Boylarından Bayındır Boyu Beyi (Kızıl Bey) aşiretiyle yerleşti. Seyfettin ünva-niyle Ankara'yı idare etti. Türbesi ve medresesi babasmm yerinde idi. Anadolu Selçukluları, Karadağ savaşı ile yenilince (İkinci Küyhüsrev) Ankara kalesine sığındı. Anadolu Moğolların idaresine geçti. Anadolunun birliği bozuldu. İlhanlılar devrinde Ankara önem kazandı. Ankara'ya (Engürü) dediler.
 

   Ankara'da Ahiler : Selçuklu sosyal bünyesinde (Ahilik) adıyla bir teşkilât vardı. Bunlar işçi ve esnafa dayanıyorlardı. Yasaları (Fütunvetname) idi. Yeğit alayları adıyla askeri kuvvetlere sahiptiier. Şehirlerini ve mallarını savunurlardı. Anadolunun bu karışık devrinde Ankara'da bir (Ahiler Devleti) kurdular. Ahilerin piri, Kırşehir'de türbesi olan (Ahi Evan Veli) dir. Şeyhlerine (Ahi Baba) derlerdi. Bu Ahi babalar, bu devirde (Melik) ünvaniyle hükümdarlık ettiler. En kuvvetli Melikleri (Ahi Hüsamettin) idi. Sonra (Ahi Şerafettin), (Ahi Şemsettin) gelmiştir. Ahiler Ankara'da bir çok camiler yaptırdılar, şehri imar ettiler. Ahi zaviyeleri açtılar, tabaklığı ilerlettiler. Ankara'da Ahiler'e ait pek çok eser vardır.
 

   Osmanlılar Devrinde Ankara : Ankara'nın içine ve yöresine Oğuz Türkleri yerleşmişlerdi. 1299 da Osmanlı Devleti kuruldu. Fakat Ankara Ahilerin hükümeti devam ediyordu. Bunun üzerine Orhan Gazi oğlu (Süleyman Paşayı) bir kuvvetle Ankara'ya gönderdi. Ahiler harpsiz Ankara'yı 1356 da teslim ettiler. Ayrıca Muradı Hüdavendigâr Ankara'ya bir kuvvetle geldi. Şehri Osmanlı mülküne kattı. Sultan Murad, Ahilere saygı gösterdi. Ankara kalesine Osmanlı askeri yerleştirildi. Ankara, Anadolu Beylerbeyliği merkezi yapıldı. Ankara'da meşhur bir olay da, Timurleng'in Ankara kalesini kuşatmasıdır. Kaleyi (Yakup Bey) müdafaa etmiştir. 1402 de Yıldırım Beyazıt Çukurova'da yenildi. Kale de Timurleng'e geçti. Osmanlı İmparatorluğunun devamı müddetince Ankara, Orta Anadolu şehri olarak kaldı.
 

   Millî Mücadelede Ankara nam kazanan bir şehir oldu. An-kara'lılar savaştan gelen (Mustafa Kemal Paşa) yi (Seymen Alayı) teşkil ederek yaya, atlı efelerle davul, zurna çalarak büyük tezahüratla karşıladılar. Atatürk 27 Aralık 1919 da Ankara'ya geldi. Çankaya köşküne yerleşti. 23 Nisan 1920 de Büyük Millet Meclisini açtı. Millî Mücadele kazanılınca Ankara 13 Ekim 1923 de Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Başkenti oldu. Ankara modern bir şehir haline getirildi.
 

   Ankara Kalesi : Ankara kalesi görünüşü itibariyle şöhret kazanmıştır. Yüksek bir tepenin üzerindedir. Kalenin ilk temelini Firikya Kralı Midas'ın yaptığı söylenmektedir. Galatlar tarafından da kuvvetlendirildiği sanılmaktadır. Romalüar ve Selçuklular tarafından onarılmıştır. Bugünkü şekli Selçuktur. Surların üzerinde 20 kule vardır. Kale iç ve dış olmak üzere iki kısımdır. İki kapısı vardır. Birincisi saat kulesi yanındaki (Hisar Kapısı) dır. Bu kapı üzerinde İlhanlılara ait bir kitabe bulunmaktadır. İçerde bir de (İç kapı) vardır. Buradan katran ve iri taşlar atarlarmış. İç kale dört katlıdır. Spolyen taşından yapılmıştır. Bent deresi tarafma bakan yerde kale dizdarının kulesi vardır. Buradan aşağısı pek derindir. Kale, suyunu Bent deresinden alırdı. Burada (Ali Taş) denilen bir yuvarlak taş vardı. Deliğine parmak sokularak dilek yapılır.
Kale dizdarı burada otururdu. İç kalede büyük küçük 86 pare top vardı. Hisar içinde 600 top vardı. Bir de (Alaaddin Camii) vardı. Bir kapısı da kalenin önünde parka çıkar. Buradan Belediye önüne çıkılır.
 

  Ogüst Tapmağı: Ankara'nın tarihi anıtlarından biri, (Ogüst Tapmağı) dır. Ankara halkı onu çok seviyordu. Kendisine (Akıl ve Uluhiyet) tanınmıştıı. Bu sebeple onun adına (M.Ö. n) yüzyılda Ankara, bir tapmak yapıp adını (Ogüst) koydular. Bu mabedin etrafma korent şeklinde sütunlar sıralanmıştı. Tapmağm kapısının yüksekliği 8,5 metredir. Pencereleri yoktu. Heykel tam karşıda idi. Bina gayet güzel kesme taşlarla yapılmıştır. Mabedin, dış duvarlarmda baştan başa (Ogüst'ün Vasiyetnamesi) yazılıdır. Bu tapmağm önemi bundan ileri gelmektedir. Bu uzun kitabede Ogüst'ün resmî ve özel hayatı yuml dır. Bu kitabeı lâtincedir. Kitabe sağ, sol olmak üzere iki tan tadır. Her birisi 11 metre kare tutmaktadır. Ayrıca Rumca 1 zıh kısmı da vardır.Bu mabedin yanında Anadolunun tanriçesi (Sibel) e ait bl tapmak vardı. Bundan sonra Firikya Ay Tanrısı (Men)e ııfl bir tapınak yapılmıştı. Bunların yanma Ogüst mabedini Gala yalı ustalar yapmıştı. Bizanslılar bu tapınağı kiliseye çeviren pencereler açtılar. Bu mabet depremler yüzünden yıkıldı. 1 Ogüst mabedinin yanma Hacı Bayram Camü yapılmışt^H Karakulla Hamamı : Ankara'nm turistik bir gezi yeri <■ (Roma Hamamı) denilen İmparator   Karakalla'nm yaptırnB olduğu büyük hamamdır. Bu hamam Dış kapıdadır.   Bir tcpd üzerindedir. Burası yollarla Ogüst mabedine bağlı idi.    Ronfl Hamamı milâdi ÜT. yüzyılda yapılmıştı. Onuncu yüzyıla kadnf| kullanılmıştır. Odunu civar dağlarm meşe ağaçlarından temin! ediliyordu. Etrafı sütunlarla, damı ise heykellerle dolu idi. içinde kol ve ayakları traş eden dükkânları vardı.
 
 
Roma hamamı beş kısımdı.
1. Firigidarium — Soğuk kısım
2. Psina — Yüzme kısmı
3. Apoditerium — Soyunma yeri
4. Tepidariu.ni    — Ilık kısmı
5. Caldirium      — Sıcak kısmı

idi. Romalılar geniş olan bu hamama gelip yıkanırlar, meydanında spor yaparlardı. Burası bir (Gimnazyum) idi. Bu hamam şimdi, açık hava müzesi halindedir. Burada zemin ve zeminin alt kısımları mevcuttur. Külhan ve servis yolları görülmektedir. Yuvarlak bir çok tuğlalar meydandadır. Buradan duman geçmekte idi. Üzeri mermer kaplı idi. Yüzme havuzu, soyunma yeri, ılık ve sıcak yerin kalıntıları görülmektedir. Hamamın cephesi 133 metredir. Bu hamam 1939 -1943 yüı kazı-larıyla meydana çıkarılmıştır. Bu hamamın 12 külhanı vardı. Hamam yandığı zaman, alevler tuğla direkler arasından dolaHrak tuğlaları kızdırmakta idi. Duvarlar arasmdan da sıcak Hftva hamamı ısıtmakta idi. Pis suların akması için kanalizas-lon yapılmıştı, ön kısımda koşularm, güreşlerin yapıldığı birBan da vardı.
 
 
   Julianus Sütunu : îş Bankasının yanında iken,   hükümet, ■eydanına nakledilen Julianus sütunu 17 metre uzunluktadır. Başlığı Akantus yaprakları ile süslüdür.    Üst üste konulmuş mşlardan yapılmıştır. Halk buna (Belkıs Minaresi) demektedir, Altında bir kaidesi vardır.
Bu sütunun 362 yılında Roma İmparatoru Julianus, İranlılarla savaşıp, onları yenmesi şerefine dikümiş denilmektedir. Bu rivayete göre de son Galatya Kralı (Amuntas) idam olunup, cesedi üzerine bu anıt dikilmiştir.
 

   Hacı Bayram Camii: Hacı Bayram Camii (1427) yılında (ikinci Murad zamanında    yapılmıştır.    Mimarı (Mehmet Bin Ebubekir HamdanDdir. Bu cami dört köşeli, kiremit damlıdır | Binanın yüzü tuğlalarla kaplıdır. İki şerefeli minaresi vardır. (Camiin yüzünde (Lâilâhe İllallah)  yazılıdır. Camiin iç nakışlarını Ankara'lı (Nakkaş Mustafa) yapmıştı. İç duvarlar Kü-(tahya çinıleriyle kaplıdır. Camiin tavanı, mihrabı ve minberi, (süsleri güzeldir. Camiin önünde bir çeşme ile bir küçük türbe (vardır.    Hacı Bayram Camii, Ogüst Tapınağıyla  yanyanadır. Kurşun kubbeli ve kagirdir. Halk ziyarete gelir. Hacı Bayram Veli bir Türk mutasavvıfı ve büyük bir şairdir. Bayramiye tarikatının da kurucusudur.
 
 
   Aslanhane Camü : Aslanhane Camii kale civarmda, en büyük camilerden biridir. Bu camii 1290 yılında Ahi Meliklerin den (Ahi Şerafettin) yaptırmıştır. Kapısı Selçuk tarzıdır. Ka lın ve tuğladan bir minaresi vardır. Mihrabı Selçuk tarzı olup. açık mavi ve kara çinilerle süslüdür. Minberi beş köşeli, motiflerle süslü cevizdendir. Tavanı da kendine mahsus bir tarzda direklerle yapılmıştır. Ahi Şerafettin'in türbesi yanındadır. Sandukası pek süslüdür. Müzeye kaldırılmıştır.
 
 
   Bu cami Ahilerden kalmıştır Ahi Elvan Camii : Ahilerden kalma bir camidir. (133M 1369) da yapılmıştır. Caminin minaresi ve minberi onbeşuB yüzyılda yapılmıştır. Bu camiin oyma ve ahşap işleri pek güzel dir. Bu cami Koyun Pazarı civarındadır. Duvarlarının alt kısmı taş, üst kısmı kerpiçtendir. Bir minarelidir. Çatısı 12 ahşa sütun üzerine kurulmuştur. Sütunlarında mermer Bizans başlıkları vardır. Minberi güzeldir. Camii (Ahi Elvan Mehmet) Bey yaptırmıştır. Ahşap işlerini yapan Harputlu (Beyazıt oğ-l lu Mehmet) dir. Ahi Elvan'm kızı (Seher Hatun) un mezar taJ müzededir.
 
   Alaaddin Camii : îç hisardadır. Bu cami Selçuk hükümdarlarından Kılıç Aslan oğlu (Mesud) tarafmdan yaptırılmıştır Duvarları taştır, üstü ahşaptır. Tavan altı yıldızlarla süslüdür, Kapısında mermer süsler vardır. Sümbül Hatun adında bir hanım bu camii tamir ettirmiştir. Sonra da Orhan Gazi'nin valilerinden (Lü'lü Paşa) camii onarmıştır.
 

   Karacabey Camii : Karacabey camii T plânı üzerine 1444 de yapümıştır. Minaresi çinilidir. İki kubbeli cami idi. Çökmüş olduğundan çatı ile örtülmüştür. Kapının yanında iki küçük mihrap vardır. Camiin mimarı (Ebu Bekir oğlu Mehmet) dir. Bu camiyi Karaca Bey yaptırmıştır. Karaca Bey ünlü bir Türk komutanıdır. Varna savaşında yararlığı görülmüştür. Güzel bir türbesi vardır. Ayrıca bir de hamamı vardır.
 
   Kurşunlu Camii : Bu camii Anafartalar Caddesi üzerindedir. Bir kubbeü ve bir müıareli klasik küçük bir camidir.
 
   Zincirli Camii : Ulus meydanı civarındadır. Kerpiçten ya pılmış, çatısı ahşaptır. Tavanı oymalarla süslüdür. Tezyinatını Nakkaş Mustafa yapmıştır. Bu camii 1689 da ölen Şeyhülislam (Mehmet Ankaravi) XVII yüzyüda yaptırmıştır.
 
   Yeni Camii : Öncebeci'de bulunan   Yeni   Camii   1565 de Beylerbeylerinden (Cenabi Ahmet Paşa) yaptırmıştır. Mimarı Mimar Sinan'dır. Güzel bir camiidir. Kurşun kubbeli ve bir mi narelidir, taştan yapümıştır.   Cenabi  Ahmet   Paşanın türbesi de camiin yanındadır.Bu camilerden başka Ankara'da Cami ve Mescıd 62 eser vardır. Bunlardan Hacı Musa Camii, Tacettm Camii, Ağaç Ayak camii, Ahi Yakup, Tabakhane, Eskici Oğlu, Mukaddem, Yeşil Ağa, Hacı Doğan gibi cami ve mescidleri vardır. Cumhuriyet devrinde Maltepe Camü yapmıştır.Ankara'da gezilecek yeni bir anıt, Atatürk'ün kabri bulunan Anıt Rabir'dir. 1944 de başlandı, 1953 de bitirildi. Mimarı (Emir Unat) dır. Yanında Atatürk müzesi vardır.
 
   Ankara'da Arkeoloji Müzesi Hitit eserleriyle pek zengindir. Bir de Etnografya Müzesi ve Büyük Millet Meclisi Müzesi vardır.Gezi ve eğlence yerleri Gençlik Parkı, Baraj ve Gölbaşıdır.
Gordion : Gordion, Ankara'nın güney batısında, Polatlı'nın kuzeyinde ve Sakarya nehrinin kıyısmdadır. Eskişehir yolundan sapılınca 12 kilometredir. Uzanan ovada 80 kadar höyük sıralanmıştır. Bunlardan 25 tanesi kazılmıştır. Bu höyüklerden birincisi Gordion şehri harabeleri, ikincisi Midas'm mezarı, üçüncüsü Prens höyüğüdür.
 

   Gordion şehrini kuranlar Firikyalılardır. Bunlar (M.Ö. 1200) yümda Trakya'dan, Boğazlar yoluyla geçen Tırako - Firiklerdir. Hitit İmparatorluğu yıkümak üzere idi. Truva savaşları da oluyordu. Firikya devletini kuran (Midas)tır. (M.Ö 725 - 690) da siyasî bir kuvvet oldular. Doğulannda, Asurlular ve Urartular, batılarında Yunanlılar vardı.
 

   Gordion'un kuruluş efsanesine göre (Gordiyos) adlı köylü bir delikanlı tarlasmı sürerken, öküzünün boynuzuna bir karga konmuş. Akşama kadar gitmemiş, bu genç bunu tabir ettirmiş.
 
 
  Tabirci: Eğer her sabah Zeüs tapmağına gidersen rahipler seni kral seçecekler demiş. Bir sabah tapmaktan çıkarken rahipler, «Yaşasın Kral» diye bağırmışlar. Gordiyos'u Kral yapmışlar. O'da öküzün boyunduruğu ile arabasının okunu bir kör düğümle bağlayıp tapmağın kapışma asmış. Bu kör düğümü kim se çözememiş. İskender, Asya seferini yaparken bu kör düğümü önüne koymuşlar. «Eğer bu düğümü çözersen Asya Fatihi olabilirsin demişler. O da kılıcını çekerek bu kör düğümü çözmüştür. Gordion, kör düğüm kelimesine ne kadar benzemektedir. Midas'm Kulağı (Eşek Kulağı) efsanesi ve her tuttuğu altın olurmuş efsanesi vardır.Gordion 1900 yılı kazası ile meydana çıkarılmıştır. Tunç çağını yaşamışlardır.
 
   Midas'ın Mezarı : Gordion'da en değerli ve görülecek olan anıt Midas'm mezarıdır. Bu 50 metre yüksekliğinde bir piramidi anda maktadır. Bu sun'i bir tepe, yani (Tümülüs) dür. Eski insanlarm gizli mezarları kurganlardır. Bu mezarlar (M.Ö. 750 -500) e aittir. En büyüğü Midas'm mezarıdır. Bu mezara açümış bir tünelden girilmektedir. Yolun boyu 80 metredir. Bu yol insana hayret ve dehşet vermektedir. îçeri girilince ahşap bir mezar odası vardır. İri çam kütüklerinden yapılmıştır. Dikdörtgen plânlı ve üçgen çatüıdır. Buranın asü kapısı Tümülüsün tepesidir. Ölü buradan konulmuştur. Mezarı taştan bir duvar desteklemektedir. Bu mezar, müze tarafından demir parmaklıkla çevrilmiş, sebebi de halk uğurlu diye çam kütüklerini ko-parıyormuş. Buna mani olunmuştur.Midas 65 yaşında ölmüş ve bu mezara gömülmüştür. Ölü ağaçtan bir şedde uzatılmış, yanına hediyeler dizilmişti. Üç büyük kazan, çanak, tunç kaplar vesaire eşya konmuştur.
Bu mezardan başka daha ilerde Prens mezarı ve daha bir çok mezarlar vardır. Seksen tümülüs sıralanmıştır. Gordion'da güzel bir müze yapılmıştır.
 

   Gordion Şehri : Gordion şehri harabeleri Ankara'ya 80 kilometredir. Burası Firikya'nın başkenti idi. Yanında Sakarya nehri akmaktadır. Gordion, (M.Ö. 3500) yılında kurulmuştur. 30 metrelik bir toprak yığını altına girmiş olan bu şehir meydana çıkarılmıştır. Şehrin etrafında kalesi ve kapıları vardır. Kalıntılar temizlenince megoronlu evler, bir hamam, fırın yeri, ekmek yapma yeri, Megoronlu evlerin bazıları tapınaktı. Bir çok duvarlar, kesme taşlı kısımlar görülmektedir. Firikyahlar Ankara ve Ege'ye kadar egemenliklerini uzatmışlardı.

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Tur haberleri

En Çok Okunan

 

 

Anket

Ramazan Bayramında tatile çıkacak mısınız ?







Tüm Anketler

 

kaliteli turlar, kültür turları ,mavi turlar ,yat turları ,özel turlar,treking
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Web Stats 

Tur şirketleri ile ilgili bilgilendirmeler içeren www.turu.gen.tr sizlere ücretsiz tatil ve tur bilgileri sunmaktadır. site kuralları ölüdeniz: ölüdeniz
Bayram tatil tur fırsatları ,Ucuz otel ve turlar ile ilgili ayrıntılı bilgiler, tatil rehberleri sitemizde yer almaktadır. bayrak

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi

tur şirketleri reklam alanı